logo

“Bir Can Var Canında O Canı Ara”


Prof. Dr. Kemal ATİK
yazaratik@cagdasdeveli.com.tr

Sevgili Okuyucularım,
Türk Milleti tarihten gelen çok kültürlü bir toplum yapısına sahiptir. Osmanlı İmparatorluğu toprakları Hıristiyan, Yahudi ve Budistler için vatan olmuştu. Bu durum dünyanın çok kültürlülüğü öğrenmesinden çok daha önceydi. Türkiye Cumhuriyeti ise hoşgörü, ileri görüşlü, adil, aydın ve alçakgönüllü bir toplum olma esası üzerine kuruldu. Türk halkı yaşadığı coğrafyanın ve tarihsel zenginliğinin sorumluluğunu Anadolu’ya geldiği günden beri taşıdı. İnsanlar arasındaki farklılıkları düşmanlığın değil, karşılıklı sevgi ve saygının aracı olarak gördü. Birlikte çokluğu, çoklukta birliği çatışma ve kargaşanın değil, ahenk ve uyumun göstergesi olarak kabul etti. Çünkü inandığı din ve yaşadığı medeniyet insanlığa huzur ve kardeşliğin ancak bu yolla geleceğini söylüyordu. Mensup olduğumuz dinin yüce kitabı Kur’an-ı Kerim ise şiddeti meşrulaştırmak için değil insanı kutsallaştırmak için geldiğini ve Allah’ın Âdem’i kendi eliyle yarattığını, ona kendi ruhundan üflediğini, kendi katında en mükemmel yaratılışa sahip melekleri onun önünde secde ettirdiğini; ama aynı zamanda gerçeği kendi gözüyle görüp bilmesi için de insanın doğru yolu izlemesini, günaha düşmemek için en büyük engeli, en etkili uyarıcıyı gene kendisinde arayıp bulmasını söylüyordu.
Bu İlahi mesaj insanı bedeniyle değil de eylemleriyle / ruhuyla öne çıkarıyordu. O takdirde insan kutsallaşıyor, arşa yükseliyor; aşkın aşkına vasıl oluyordu. Mevlana da bu gerçeği şöyle dile getiriyor:
Bir can var canında o canı ara,
Beden dağındaki gizli cevheri ara,
Ey yürüyüp giden dost, bütün gücünle ara,
Ama dışarıda değil aradığını kendinde ara.
İşte milletimiz tarih boyunca İlahi kaynaktan ve ariflerin sözlerinden aldığı ilhamla, uçan kuşta, açan çiçekte, düşen yaprakta, yağan yağmurda, çakan şimşekte, akan suda, gülen insanda velhasıl her şeyde ve her yerde Yüce Allah’ın kudretini keşfetti, yarattığı tüm canlıları sevdi, çoklukta birliği, birlikte çokluğu gördü de bu toprakları,“ yetmiş iki millet sırrını bizden işitin” diyen ariflerin vatanı yaptı. Yaptı da din ve millet ayırımı gözetmeden herkesi sevdi, herkesle dost oldu sonra da aşk mesleğinde, sevgi yolunda arşa yükseldi.
“ Aşksız olma ki ölü olmayasın,
Aşkta öl ki diri kalasın”
Mısraları Anadolu insanının gönlünde taht kurdu. Bu birliği, bu dirliği bozanlara irfan sahipleri izin vermedi. İşte onlardan biri de Hacı Bektaşı Veli Hazretleridir. O dedi ki: “Ey oğul! Hakka ermek istersen, eline, diline, beline sahip ol. Kibir, haset, cimrilik, aç gözlülük, öfke, gıybet, kahkaha ve maskaralık, başkalarını hor görmek, ayıplamak, hatalarını, kusurlarını açmak Hakk’a vuslatta en büyük engeldir. Edebi, sabrı, şükrü, hayâyı, cömertliği, ilmi, marifeti, hoşgörüyü, kimseyi ayıplamamayı, gücünü yerine göre harcamayı, her türlü yaratığa kötü gözle bakmamayı, sohbeti sevmeyi, sır saklamayı, Allah’a niyazda bulunmayı ve gerçeği görmeye gayret etmeyi en önemli İlahi vuslat merdivenleri olarak gör.”
Bu irfan sahiplerinden biri de Aşık Seyrani Hazretleridir. O da dedi ki; “ Ey oğul!
Şehri hakikate doğru gidenin
Ayağı altına yol gönder beni
Fazilet ilinde şahlık edenin
Rabbim kapısına kul gönder beni.

Share
847 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

4+10 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • DÜNYA BİYOLOJİK ÇEŞİTLİLİK GÜNÜ

    24 Mayıs 2019 Köşe Yazarları

    Bir bölgedeki bitki, hayvan türlerinin ve çeşitlerinin sayıca zenginliğine, o alanın ne kadar sağlıklı bir yaşam ortamı olmasına “Biyolojik Çeşitlilik” denilmektedir. Her ekosistemin kendine özgü bir biyolojik çeşitliliği bulunmaktadır. Bu itibarla biyolojik çeşitlilik bir doğal zenginliktir. Bir ülkedeki bitki ve hayvan türleri, hem o ülkenin hem de dünyanın biyolojik zenginliği olarak kabul edilmektedir. Ekosistemlerin görevi, canlıların yaşamlarını ve nesillerini sürdürebilmek için uygun ortamın hazırlanmasını sağlamaktır. Ekosistemler, ca...
  • DEVELİ DERNEĞİ’NİN İFTAR YEMEĞİ

    24 Mayıs 2019 Köşe Yazarları

    Tam adı Develiler Kültür ve Yardımlaşma Derneği, Kayseri'de 2004 yılında bir gurup Develi sevdalısı Develi'li münevverler tarafından kurulmuştur. Uzun yıllar Develi insanı Kayseri'ye mesafeli yaklaşmıştır. Bu bir şekilde Kayseri için böyledir! Bunda Kayseri'nin “Yilli !” tercihleri yani kendisinin dışında diğerlerini dışlama olgusu büyük rol oynamıştır. Diğer bir sebep Develi'nin nüfus yoğunluğu, kazalar içerisinde kültür genişliği ve ekonomik kalkınmışlığı ile insanının eğitim kalitesinin yüksekliği de her zaman etkili olmuştur. Hemen ilave ed...
  • DÜNYA AİLE GÜNÜ

    14 Mayıs 2019 Köşe Yazarları

    Aile, evlilik ve kan bağına dayanan, anne, baba, çocuklardan oluşan en küçük sosyal gruptur. Toplum, ailelerden oluşmaktadır. Bu nedenle aile, toplumun temeli kabul edilmektedir. Sevgi, saygı, gelenek ve görenek gibi değerler öncelikle ailede kazanılmaktadır. Ayni zamanda aile, inançların, ahlaki davranışların, yardımlaşma, dayanışma ve paylaşma gibi değerlerin öğrenildiği yerdir. Aile, bir bireyin ilk eğitimini aldığı, yanlışı doğruyu gördüğü ve öğrendiği bir kurumdur. Aile denilince genellikle bir evde oturan anne ve baba ile varsa onların e...
  • HUZUR DERSLERİ VE DEVELİOĞLU ALİ RIZA EFENDİ

    14 Mayıs 2019 Köşe Yazarları

    Osmanlı sarayında eğitim konusunda en önemli konulardan ”Huzur Dersleri” ve “ Enderun Metebi” dir. Huzur derslerinin temel amacı, başkanlığını Osmanlı hükümdarının başkanlığında toplana 100-120 kadar seçkin din adamıyla yapılan Kur’an tefsirleri, yorumları ve münazaralardır. Enderun mektebi ise, devlet adamı yetiştirmek amacıyla kurulmuş bir özel saray mektebidir. Osmanlı ramazanlarında ilgi çekici uygulamalardan birisi ”Huzur Dersleri” dir. Derslerde bir grup Osmalı uleması, padişahın huzurunda din üzerinde konuşurlar ,değişik dinî konularda ...