logo

Âşık Seyrani Bektaşi Şairi miydi?

 

Seyrani’ye asılsız ve kasıtlı olarak aşırı derecede içkiye düşkün bir Bektaşı şairi iftirası nasıl atıldı?
Merhum hocam Ahmet Hazım Ulusoy’un hazırladığı “Sanihat-ı Seyrani adlı eserini bastırmak üzere 1924 yılında İstanbul’a gider. O dönemde İctihat Mecmuası’nı çıkaran Dr. Abdullah Cevdet’in İstanbul Cağaloğlu’ndaki idare yerine uğrar.
Bilindiği gibi:
Gençliğini İsviçre’de hayatının bir kısmını da Avrupa’da geçiren Abdullah Cevdet’in dinsiz olduğunu ve namazının kılınmamasını söylenmişse de Ayasofya Camii imamı hatibi cenaze namazını, bir (tövbe-i nasuh) olabilir diye kıldırmıştır.
İşte o Abdullah Cevdet; merhum Hazım Ulusoy’a kurucusu olduğu İctihat Mecmuası’nda kitabı bastırmadan önce SEYRANİ’yi halka tanıtmak gayesiyle bir makale yazılmasını söyler.
Bu maksatla Hazım Ulusoy’un hazırladığı dosyayı alır ve şiirler arasında kendisine göre seçme ve çıkarmalar yaparak bir yazı yayınlar.
Abdullah Cevdet bu yazısında usta bir tasavvuf şairi olan SEYRANİ’yi aşırı derecede içki içen bir Bektaşi şairi olarak göstermiştir.
Ne yazık ki Abdullah Cevdet’in makalesi SEYRANİ hakkında yazılan ilk yazısı olması itibariyle, ondan sonra gelen, Sadettin Nusret Ergun, Prof. Fuat Köprülü,
Cahit Öztelli ve hatta H. Nezihi Okay gibi edebiyat tarihçileri ve diğer araştırmacılar onu kaynak olarak kabul etmiş ve eserlerinde SEYRANİ’yi Bektaşi şairi diye göstermekte sakınca görmemişlerdir.
Oysa ki, Hak Aşığı olan SEYRANİ’yi sanki kendisinin ölümünden sonra, hakkında menfi düşünceler arayanlara Şair Tabibler Dr. Veli Behcet Kurtoğlu, İstanbul 1967.Sözde bilim adamları tekzip edercesine mısralar terennüm etmiştir.

Yine Abdullah Cevdet ve diğer edebiyatçıların kendisini “Bektaşi” şairi olarak göstermeleri karşısında gerçeği şiiriyle ifade eder.

Benim pirim beni Hak’ka götürür
Nice müşküllerim orda bitirir
Muhammed’in meclisine yetirir
Abdulkadir gibi bir pir bulunmaz

Ayrıca Bağdat’ta geçirdiği bir bayram gününde SEYRANİ şu mısraları söylemiştir:
Mübarek bayramım geldi yetişti
Sevdiğim malumun hicrette gönül
Vatanım yaranım aklıma düştü
Hüzn-i fırakınla firkatte gönül.

Halil evladiyçün verdin kurbanı
Teslim eder isen gel al bu canı
Keşt-i Bağdat ettik bizler vatanı
Düd-i emrin ile gurbette gönül.
SEYRANİ’nin Bağdat’taki şeyhi imtihan için bir müridini Develi’ye yollamıştır. Mürid Develi’de SEYRANİ’yi ararken bir kısım kendini bilmez onun “Deli” olduğunu söyler. Bunun üzerine mürid Bağdat’a dönmek üzere iken Develi’ye 6 km. mesafedeki Bozburu’ndan geri dönerek SEYRANİ’yi tekrar arar ve bulur.O esnada sezdiği olayı SEYRANİ şu dörtlüklerle ifade eder:
Gittin Bozburun’a döndün geriye
Niye geldin Everek’li deliye
Selam söyle Bağdat’taki veliye
Daha yetişmedik koruk gibisin
Bütün bunlardan da anlaşıldığı gibi SEYRANİ hiçbir zaman Bektaşiliğe itibar etmediği gibi, ağzına bir yudum dahi içki almayacak bir mertebede bulunmuştur.
Pir verince bana “Gülgün” şerbeti
Ömrünce dolaştım diyar-ı gurbeti
Etmedim feleğe dahi minneti
Bilmeyen cahiller “Deli” dediler
Kaynak: Bütün Yönleriyle Seyrani Develili Aşık Ali Çatak- Ağustos 1992

Share
509 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

9+10 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Memleketim benim Develi nam-ı diğer Yeşil Everek

    15 Kasım 2019 Köşe Yazarları

    Anıların güzelliğinden midir, havasından mıdır, suyundan mıdır kendimi salakça bir mutluluk içinde buluyorum memleketimi her hatırladığımda; içime cemre düşmüş gibi oluyor. Kartın'da, Göktepe'de, Beşparmak'ta, Gereme'de, Yağlıpınar'da, Körkuyu'da, Kelpin'de, Gölemen'de, Yazı bağları'nda, Elbiz'de, Köşkpınar'da; gezdiğimiz yerler, dallarına tırmandığımız ağaçlar, o güzel günler geliyor aklıma. Eski günlerde olduğu gibi, yaptığım her uzun yolculuğun ardından, yorgunluğumu üzerimden atmak için kendimi Keyişin Havuzu'na atasım, Elbiz'de sularla oy...
  • DÜNYA KOMŞULUK GÜNÜ

    15 Kasım 2019 Köşe Yazarları

    Komşu tabiri birbirine bitişik ya da yakın konutlarda oturan kimselere denilmektedir. Komşuluk bize bir dizi hak ve görevler yükler. İyi düzeyde yaşandığı zaman komşu insana en yakın dosttur. Özellikle köy ve kasaba gibi küçük yerlerde sosyal dayanışma açısından hem çok önemlidir ve hem de ailelerin huzur ve güven içinde yaşamalarını sağlar. İyi komşuluk ilişkileri mutluluk ve sevincin paylaşılmasında, sıkıntı ve kederin göğüslenmesinde, kişilere ve ailelere büyük bir destektir. Sosyal bünyeyi, yapıyı güçlendirir. Komşu hakkı, yüce dinimizde d...
  • DEVELİ’DEN KİMLER GELDİ, KİMLER GEÇTİ-VII MÜBECCEL NAMİ DURU

    15 Kasım 2019 Köşe Yazarları

    Develi Lisesi'nin kuruluşunun ilk on yılında iki tarih öğretmeni gelip geçmiştir: Bunlardan biri aynı zamanda lisemizin kurucu müdürü Cemal Ustaoğlu, diğeri ise Mübeccel Nami Duru. İkisi de değerli öğretmenlerimizdendi. Cemal Bey derslerde disipline ve bilgiye önem verirdi. Fakat Mübeccel Bey ise tabiiliğe ve eğitime çok önem verirdi. Tarih öğretmenliği yanında güzel bir keman çalar idi. Zaman zaman dersimize kemanını da getirir çok güzel vals parçaları çalardı: Akdeniz Akşamları da en çok sevdiği bir eser idi. Ortak noktaları ise ikisi de güze...
  • İSTANBUL DEVELİ VE YÖRESİ KÜLTÜR DAYANIŞMA DERNEĞİMİZİN 17.OLAĞAN GENEL KURULU

    08 Kasım 2019 Köşe Yazarları

    02.11.2019 Tarihinde Dernek Merkezimizde Olağan Genel Kurulumuz yapıldı. Genel Kurul Marmara Üniversitesi İktisadi Bilimler Uluslararası İktisat Yüksek Lisans Tez Dönemi Öğrencimiz Merve Yürek'in hoş geldiniz konuşmasıyla başladı. Toplantıya katılan üyeleri ve konukları taktim etti. Divan Kurulu Başkanlığı ve kâtip üyelikler için Onursal Başkanımız Osman Deveci ve kâtip üyeliklerine Mustafa Şam ve Ömer Bayırsokak aday gösterilerek üyeler tarafından oy birliği ile seçildiler. Toplantıdan Notlar: Divan teşekkülünden sonra Gazi Mustafa Kemal Ata...