Kategori: Yrd. Doç. Dr. Kadir Özdamarlar
Gösterim: 1294
Yazdır

"Alem yanılır, kalem yanılmaz"

Âşık Kadir Yücel’i, Develi sevdalılarından eğitimci İsmail Kahyaoğlu’nun yıllar önce yazıp ( Erciyes Dergisi, 9(107),11/1986)) yayınladığı bir tanıtma yazısından öğrenmiştim. Yıllar içerisinde Âşık Seyrânî’yi anma  programlarında hep beraber olduk. Karşılıklı şiirler okuduk ve okuttuk. Şiiri seven coşkulu bir adam olarak sevdik.

Şiirleri yıllardır, Develi yerel gazetelerinde zaman zaman yayınlandı. Hepsini takip etmeye çalıştık. Zira şiir söylemeyi ve şiir üretmeyi seven içimizden biri.Âşık Edebiyatı geleneğine bağlı bir aşığımız. Âşık Seyrânî’nin aydınlattığı âşıklık yolunun bir yolcusu. Derviş Osman, Ali Celalettin gibi aynı yolun yolcularından  Ali Çatak, Ali Rıza Sarıgüney, Emir Ali, Güzini ,Hasaneyn, Mustafa Çitçi, Ozan Molla, Seyit Berber, vb.ile beraber yürüyen bir kıymetli âşığımızdır. Şiirleri basılamadı ama en azından kendisinin derlediği ve ciltlediği bir basıma hazır dosyanın örneği elimizdedir.

Kendisi Kulpak Köyü’nde 1933 yılında doğmuştur. Ailenin dokuz çocuğundan biridir.Ciddi bir eğitim devrinin şartlarına göre bekleneme zaten.Önce ilkokul üçüncü sınıf daha sonra da dışarıdan ilk okul diploması aldı.Üç çocuğu ve sekiz torunu ile huzuru yakalayan bir dost.Halen kendisi Kulpak Köyü’nde ikamet etmektedir.

Âşığımız yıllardır her Anadolu köylüsü gibi ekmeğini topraktan çıkarmaya mahkumdur. Buna Yücel de dahildir.Her ne kadar eğitimsiz biri gibi gözükse de köyünde geleneksel  tarım yerine ilk modern tarıma gecişi gerçekleştiren biridir.Köyde ilk arteziyen onundur.Modern bostan ve bahçe işletmecilinde öncüdür.Bıkmadan araştıran ve bu konularda kendini yetiştiren biridir.

Kulpak köyü Erciyes’in güney batı kesiminde Kızık ile beraber evliya köyüdür. Tamamen Türkmen bölgesidir.

İşte âşığımızın şiir dünyasına bu mistik hava ile toprak kokusu ve dağ havası, hayvanları ve bitki dokusu egemendir. İşte meşhur üvez, geleni, su destanları; sadece Develi, Erciyes, Kulpak Köyü methiyeleri bunlardan bir kaçıdır.

Çok güzel hikmetli de sözleri var:Zenginlik gönül ve iman zenginliğidir., kurdunan koyun cahilinen oyun olmaz ,su kapta ilim kitapta saklanır vb. Hele şu sözü ne kadar hikmetlidir:Tövbeyi tehir etme,ölüm yakındır.

Aşığmız dini değerlerine de bağlıdır:Allah Allah güzel Allah, Yaradan, Durma konuş Allah ile Muhammed methi, Kitabımdır yüce Kur’an,Koş camiye o davete,  Şeytan’a lânet  vb.Dikkat edilirse âşığımız Türk-İslam edebiyatının değişik konularına el atmaktadır:Allah,Muhammet, Kur’an-ı Kerim, Ezan,Şeytan vb.Bu onun bu konudaki idrak zenginliğini ve imanî konulardaki hassasiyetini  gösterir.

İnsan biraz da yetiştiği coğrafyanın insanıdır. Şuurlu bir köy adamı için ağaçlar,  ormanlar  ve meralar kadar önemli bir şey yoktur.Bunların kıymetini çok iyi bilen Yücel:Ormanların Yararı,Ormanları koruyalım,Depremden ibret almak gibi benzeri şiirlerinde de bu konulara el atarak dikkatleri çekmektedir.Erciyes Dağının en güzel görüntüsü bu köyden gözlenir.Elbette âşığımız için ilham kaynaklarından biri de Erciyes Dağı’dır.Bu dağın ruh dünyasındaki etkilerini uzun destanlarında verir.

Âşık Yücel etrafında ruh dünyasını etkileyen insanlara da vefalıdır ve Seyrânî sevdalısıdır. Bu konudaki yazdığı şiirler bunu ispat eder.Yazdığı bir iki şairnamelerinde Karacoğlan ve Aşık Veysel gibi değerlerimizi ele alır, işler.

Törelere bağlı bir âşığımızdır. Evlenme,h ayır işleri,cami yapımı,köye hizmet edenler onun dikkatinden kaçmaz ve bu güzellikleri insanlarla paylaşmak ve kalıcı kılmak için şiirlerinde ilmik ilmik işler.

Âşığımızın önemli ilham kaynaklarından biri de milli konulardır. Atatürk’e sevgisi sonsuzdur:

Türkiye’m benim öz vatanım

Her subay benim komutanım

Vatanıma da kurban canım,

Ben çok severin Ata’mı

Allah izniyle senden kaldı vatan

Türkiye’m, Al bayrağıma methiye gibi şiirlerinde hep milli duygularını sergiler.

Âşığımız aynı zamanda törelerine  ve aile bağlarına karşı son derece duyarlıdır.:Canım benim güzel annem,Altmış evvelki töreler gibi şiirler bu duyguların ürünüdür.

.Bugüne kadar elimizdeki arşive göre âşığımızın yüze yakın şiiri vardır. İnanıyorum ki Yücel’in şiirlerinin tamamı bir kitapta toplandığı zaman daha iyi değerlendirme imkanı bulunacaktır. Âşığımızı edebi açıdan incelediğimizde şunları söylemek mümkün Elimizdeki toplu şiirlerinin hemen hepsi sanki ele aldığı her konunun birer destanıdır. Şiir dokusu uzun dörtlüklerden oluşuyor. Bu bazen zorlama bentler ve söz fazlalıklarıyla şiirlerin ahengi bozuluyor. Buna âşığımız için şunu da hemen samimiyetle belirtelim ki yazdığı şiirleri yazdıktan sonra bir defa daha okuyup bazı metin tamirlerine girmiyor.Zira  çok sevdiği 4+3=7’li hece ölçüsüyle yazdığı şiirlerinde aynı şiirlerin değişik hanelerinde bazen 8’li,bazen 9’lu heceler görüyoruz.Bu aslında bir âşık için zaaftır. Ancak âşığımızın yetiştiği ortam ile eğitim durumunu göz önüne aldığımızda bunu bir yere kadar normal görebiliriz.

Şiirlerinde genel hava coşkunluk, his ve duygu zenginliğinden  çok öğreticilik, hayat tecrübesine göre akılcılık egemendir.Tecrübelerini paylaşma derdindedir.Bu konuda başarılıdır.Duygu zenginliği ise daha çok dinî ve millî konularda görülüyor.

Anlatımında yer yer  de mahalli kelimeleri tercih ederek kullanıyor.Kelime hazinesi hiç de hafife alınmamalıdır. Çok sade bir anlatımı var,meramı net.Öğreticilik şiirlerinde ön plana çıksa da özellikle ironik denilen alaysı anlatımında başarısı çok açıktır:Gelengi Destanı’nın giriş hanesindeki:

Anarşist gibi meralar göçersin

Parasız ekinleri biçersin

Ağayı görünce delik delik kaçarsın

Anarşist gibi zalim gelengi

İle Üvez Destanı’ndaki şu hanede anlatış ne kadar iğneleyicidir:

Ne kadar sivri iğnesinin başı

Doktorsuz ilaçsız vuruyor aşı

Isırılan yeri kaşı da kaşı

Usandım üvez vay senin elinden

Şiirlerinde “abdulkadir” ve sıklıkça da “Âşık Kadir” mahlasını kullanan âşığmız hayat hikayesini anlattığı ”Geçti ömrüm cefayınan” adlı koşmasını şöyle bitiriyor:

Çok çalıştım boş durmadım

Kötü yola baş vurmadım.

Hiç kimseyi hor görmedim

Geçti ömrüm  cefayınan

Saz çalmasını bilmeyen bu kalem şairimizin inanıyorum daha nice güzel koşmalarını beraberce göreceğiz.Şiirlerinin bir an önce kitaplaşmasını bekliyoruz.

Çağdaş Develi,03.12.2011