logo

İnsan Doğada Ürettikçe Değer Kazanır


Prof. Dr. Kemal ATİK
yazaratik@cagdasdeveli.com.tr

“Allah yeryüzünü de ancak sadece canlı varlıklar için yaşanır bir hale getirdi. Orayı meyveler ve salkım tomurcuklu hurma ağaçlarının, kabuklu, kapçıklı taneler ve güzel kokulu bitkilerin yetişmesi için elverişli hale getirdi. O halde ey insanlar, Rabbinizin bu/ hangi nimetlerini yalanlayabilir misiniz?” (Rahman, 10-13)
Değerli Okurlarım!
Kur’an-Kerim yukarıda mealini verdiğimiz ayet ile ve daha pek çok ayette denizlere, nehirlere, ovalara, dağlara sık sık değindiği ve bunların kudreti sonsuz bir sanatkârın elinden çıktığını hatırlattıktan sonra yeryüzünü kaplayan bitki örtüsüne ve bunların faziletine de yeri geldikçe temas eder ve bu nimetlerden yararlanmak için insanların gayret göstermesini ister. Bu bağlamda tarımın yararına işaret eder. İnsanın varoluşunun en önemli kaynağının tarım olduğunu vurgular.
Diğer yandan çeşitli meyvelere ve meyveleri veren ağaçlara dikkatler çekilir, Allah’ın bu güzel nimetlerinden en iyi şekilde yararlanmamız bildirilir. Bu nedenledir ki insanlık tarihine baktığımızda tarım insanların en eski geçim ve yaşam kaynağı olmuştur. Ama bu gün geldiğimiz durum itibariyle çoğu tarımsal alanlarımız kentsel dönüşümlere heba ediliyor, tarım alanlarının azalmasına ve dolayısı ile ihtiyaç duyulan tarım ürünlerinin başka ülkelerden alınmasına neden oluyor. Hızla büyüyen nüfusumuz daralan ve küçülen tarım alanlarımız, hor kullandığımız ve değerini bir türlü kavrayamadığımız toprağımız gün geçtikçe ya erozyon nedeniyle denizlere dökülüyor ya da sanayileşme ve ekonomik büyüme kaygısıyla heba ediliyor. Torağımıza, vadilerimize, ormanlarımıza, bereketli coğrafyamıza Yeteri kadar değer vermiyoruz. Gün geçtikçe üretici toplum olmaktan çıkıyoruz. Tüketen toplum modasına hızlı bir şekilde geçiyoruz. Maalesef bu hazırcılığın getirdiği sorunlar kat kat günden güne büyüyor. Böylece kırsalda yaşayan tarımla iştigal eden çiftçilerimiz yumurtayı bile şehirden alır hale geliyor. Bu da ekonomik olarak ülkemizi dışa bağımlı hale getiriyor.
Buna çözüm bulunmadığı takdirde ülkemizde olumsuz gelişmeler yaşanacak, dar gelirlilerin yaşamları zorlaşacak daha da vahimi sosyal problemlere yol açacaktır. Yüce Allah tüm canlıların yaşamlarını sürdürmeleri ve doğanın nimetlerinin kıymetini bilmeleri için çağrıda bulunuyor. Ve insan ile tabiatın bir bütünlük içinde varlığını sürdürmelerini; özü, sözü doğru bir insandan çıkan güzel bir sözü, kökü yere yerleşmiş, dalları da göğe doğru uzanmış, Allah’ın izniyle her zaman, her mevsim ürününü veren güzel ağaca benzetiyor. Güzel sözün köklü meyveli ağaç gibi sağlam ve yararlı olduğu bildiriliyor. Kötü ve çirkin sözü ise, hafif rüzgârın esmesiyle sürüklenen köksüz, yararsız çürük ağaca benzetiyor. Demek oluyor ki insan toprağa sadık kalarak, onun yapısını bozmadan doğru dürüst çalıştığı takdirde toprakta karşılığını bereketli bir şekilde sunacak böylece insanoğlu kimseye muhtaç olmada yaşamını sürdürecektir.

Share
7063 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

2+7 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • DÜNYA YOKSULLUKLA MÜCADELE GÜNÜ

    18 Ekim 2019 Köşe Yazarları

    Dünyada meydan gelen ekonomik ve teknolojik değişimler toplumsal hayatı doğrudan etkilemektedir. Yoksulluk sorunu gelişmekte olan, az gelişmiş ve gelişmiş ülkelerde farklı derecelerde görülse de dünya ölçeğinde hissedilen bir sorundur. Çok çeşitli boyutları olmasına karşın özellikle ekonomik boyutuyla beraber yoksulluk sorunu ulusal ve uluslararası düzeyde inceleme konusu olmaktadır. Yoksulluk çok yönlü ve karmaşık yapısı nedeniyle tanımlanması güç olan bir kavramdır. Yoksulluk nedir? Sorununa verilebilecek birçok cevap bulunmaktadır. Yoksullu...
  • DEVELİ’DEN KİMLER GELDİ, KİMLER GEÇTİ: IV HAŞİM NEZİHİ OKAY

    18 Ekim 2019 Köşe Yazarları

    Develi kültürüne, Develi Ortaokulu müdürü ve Türkçe öğretmeni olduğu süre içerisinde eğitimciliği yanında; sanat çalışmaları ile de nam bırakmış bir değer de Haşim Nezihi Okay'dır. İdarecidir, şairdir ve Halk Edebiyatı araştırmacısıdır. Develi Ortaokulu Kadro Defteri'ne yazdığı biyografisinde 10.06.1904 yılında Niğde'de doğmuştu. Birçok antoloji ve çalışmalarda Amasya doğumludur. Babası Çuhacızade mühendis Ali Hulusi Bey'dir. Anne ismini tespit edemedik. Sekiz yaşlarında yetim kalan Okay, ilkokulu Amasya'da okudu. 1924 yılında Trabzon İlk...
  • Âşık Seyrani Bektaşi Şairi miydi?

    11 Ekim 2019 Köşe Yazarları

      Seyrani'ye asılsız ve kasıtlı olarak aşırı derecede içkiye düşkün bir Bektaşı şairi iftirası nasıl atıldı? Merhum hocam Ahmet Hazım Ulusoy'un hazırladığı “Sanihat-ı Seyrani adlı eserini bastırmak üzere 1924 yılında İstanbul'a gider. O dönemde İctihat Mecmuası'nı çıkaran Dr. Abdullah Cevdet'in İstanbul Cağaloğlu'ndaki idare yerine uğrar. Bilindiği gibi: Gençliğini İsviçre'de hayatının bir kısmını da Avrupa'da geçiren Abdullah Cevdet'in dinsiz olduğunu ve namazının kılınmamasını söylenmişse de Ayasofya Camii imamı hatibi cenaze namaz...
  • DÜNYA GIDA İSRAFINI ÖNLEME HAFTASI

    11 Ekim 2019 Köşe Yazarları

      Gıda (besin), canlıların gelişip güçlenmesi ve yaşaması için ihtiyaç maddelerdir. Her canlının hava, su gibi gıdalara da ihtiyacı vardır. İsraf kelimesini tanımlamak gerekirse, ihtiyaç duyulandan fazla alınması, kullanılması ya da yeteri kadar kullanılmadan atılması şeklinde açıklanabilir. Gıdaların israf edilmesi, yeteri kadar tüketilmeden atılması ya da ihtiyaç duyulandan fazla gıda ürünü alınması, bugün olmasa da yarın büyük bir açlık sorunu ile karşılaşmamıza neden olacaktır. Çöpe atılan, ziyan edilen ekmek, yemek, sebze ve meyve...
astropay bozdurma bitcoin bozdurma paykwik bozdurma